Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkarır

Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkarır
Levent Taşkın
[Yayım Tarihi: 5 Mart 2026]
Etkin bir yönetici etkili iletişim tekniklerini bilen ve iletişim becerisi yüksek olan kişidir. İletişimin en temel kurallarından birisi ‘’dinlemeyi bilmektir’’. İletişimdeyken ne kadar süre karşımızdakini dinliyoruz? Dinlerken onu duyuyor muyuz yoksa onun konuşmasını bitirmesini bekleyerek ona vereceğimiz cevaba mı odaklanıyoruz? Çalışanlar dinlenmek ve önemsenmek ister. Bu nedenle yetkinliği yüksek yöneticiler dinlemeyi bilir ve doğru sorular sorar. Düzenli iletişim kurar, iç dünyalardaki duvarları yıkar. Karşı tarafı ve ekibini konuşturur, yüzeysel konuları değil konuların detayının ve özünün anlatmasını sağlar. Bu detaya inebilmek için doğru zamanda doğru sorular sorar. Bu sorularla ekip arkadaşlarına yol çizer, düşünmelerini sağlar. Doğru soru sorabilme yetkinliği, ekibin içindeki olumsuz düşüncelerin akıtması için çok önemlidir ve kesinlikle iyi bir yöneticide bulunması gereken bir özelliktir.
İşin özü; dinleyen ve ekibiyle ilgilenen yönetici ile dinlendiğini ve önemsendiğini bilen çalışan şirketteki huzurun en büyük kaynağıdır.
İşin özü; dinleyen ve ekibiyle ilgilenen yönetici ile dinlendiğini ve önemsendiğini bilen çalışan şirketteki huzurun en büyük kaynağıdır.
.png)
İyi bir dinleyici olmak beceri ve yönetsellik gerektirir ve çok önemli bir beceridir. Birisi bizi dinlediğinde, ona daha fazla güveniriz. Dikkatle dinlediğimizde, karşımızdaki insan bizi her zamankinden daha fazla önemser ve bize güvenmeye başlar. Böylelikle de bizim tarafımızdan etkilenmeye de her zamankinden daha fazla açık hale gelir. Karşımızdaki kişiyi yeterince dinlemez ve anlamazsak onu rencide edebilir veya onu iletişime kapalı hale getirebiliriz. İletişimde karşımızdaki kişi kapalı hale gelirse, sizi dinlemez ve o iletişimdeki hedefimizden uzaklaşırız.
Bu nedenle iletişim kurarken empati kurmak ve doğru kelimelere odaklanmak önemlidir. İletişimde karşı tarafı rencide etmeyecek ve onu değerli kılacak akıllı kelimeler kullanmayı bilmek sizi başarılı kılar. Bazı kelimeler veya cümleler vardır ki karşımızdakini motive ederek veya onları önemsediğimizi hissettirerek kendimizi dinletme ve kendi görüşümüzü daha etkili iletme fırsatını bize verir.
Bir iletişimde eğer karşınızdaki insanla aynı fikirde değilseniz, önce aynı fikirde olmadığınızı söylemeyiniz. Eğer ona sizinle aynı fikirde değilim şeklinde bir cümle ile başlarsınız, kendisini kötü hissedecek ve iletişime kendisini kapatacak, gözlerinizin içerisine baksa bile o an sizi dinlemez hale gelecektir. Bu durumda sizin devamında söyleyeceğiniz kendi fikrinizi dinleme ve onu analiz etme olasılığı zayıflayacaktır. Bunun yerine ‘’sizinle aynı fikirde olmakla beraber diye başlayarak ben de bu konuda şu şekilde bir düşünceye sahibim’’ diye cümlenize devam ederek kendi düşüncenizi ilettiğinizde sizi dinlemeye açık bir zihinde olacaktır.
İletişim sırasında eğer bir sorunun cevabını bilmiyorsanız veya hata yaptıysanız, önce bunu kabul ediniz. Bilmediğimiz konu hakkında bir eziklik hissederek cevap vermek, karşı tarafta iletişimin olumsuzlukla sonuçlanmasına neden olur. Her konuda her şeyi bilmek gibi gereksiz bir egoyla cevap vermek yerine ‘’ bu konuda sizi en kısa sürede bilgilendireceğim’’ diyerek not almak daha güven vericidir. Hatalı bir tutum veya ifadeniz varsa ve bunun bir rahatsızlık yarattığını hissettiğiniz an ‘’sizi üzdüğüm için özür dilerim’’ diyerek devamında belirtmek istediğinizi daha olumlu bir ifade ile anlatmak dinlenmenizi sağlayacaktır.
İletişim sırasında konuştuğunuz sürenin %60’ı kadar karşıdaki kişinin yüzüne bakmaya, gözlerinizi ondan kaçırmamaya ve söyledikleriniz ile bakışlarınızın bu süreçte uyumlu olmasına dikkat etmelisiniz. Anladığınızı ve anlaşılabilirliği kontrol etmek için kısa bir özetle iletişimi bitirmelisiniz. Görüşmemizin ana unsurlarını özetleyerek ayırdığınız zaman ve keyifli sohbet için teşekkür ederim ile ortamdan ayrılmak önemlidir.
Bir problem olduğunda suçlu aramak veya birisini suçlamak veya önce çözüm yerine neden olduğuna takılı kalmak yerine, önce çözümü oluşturmak, sonra bunun bir fırsat olduğunu görerek sorunu gelişim için bir fırsat gözüyle değerlendirdiğinizi belirtmelisiniz. Aslında bu olay ‘’gelişmesi gereken bir yönümüzü ortaya çıkardı ve bize gelişim için fırsat verdi ‘’diyerek çalışanlarımıza veya karşımızdaki kişiye sorunun bir fırsat olduğunu göstermek doğru bir davranıştır. Önemli olan kişileri sorun çözmeye yetkin hale getirmektir.
Yanlış anlıyorsun veya beni anlamıyorsun demek, yine karşımızdakini suçlayıcı bir ifadedir. Bu ifadeyi duyan kişi kendini kapatır ve iletişimde ilerleme şansı kalmaz. İletişimin bir galibi veya bir hatalısı varmış gibi kullanılan ifadelerde olumlu sonuç alınamaz. Bunun yerine ‘’kendimi doğru ifade edemediğimi düşünerek’’ diye başlayan bir cümle ile anlaşılabilirliği sağlayacak şekilde kendimizi tekrar ifade etmek, istediğiniz konuyu ve amacınızı karşı tarafta dinletir hale getirecektir.
Karşınızdaki kişi imkansız veya bu mümkün değil gibi ifadeleri söylediğinde ona kızmak veya onunla iletişimi kesmek yerine, onu cesaretlendirmek ve beynindeki sınırları kaldırmak için, üzerinde düşünelim, denemeden bilemeyiz mesajını net olarak vermeliyiz. Daha sonra’’ birçok kişi imkansızı deneyerek çığır açtı, senin de mutlaka bir öneri getireceğine inanıyorum ‘’diyerek talepkar olmaktır.
Sorumluluk alarak veya inisiyatif kullanarak karar veren ve hata yapan bir kişiye “senin haddine mi? Bizi nasıl bir zarara soktuğunun farkında mısın? Biz burada niye varız, niye sormuyorsun? Kendi başına neden böyle işlere kalkışıyorsun?…” gibi söylemlerle yaklaşmamak önemlidir. ‘’ Bir dahaki sefere eyleme geçmeden önce mutlaka benimle görüşmeni isterim. Gözden kaçırılması olası konuları önceden tespit edebilme ve senin gelişimine katkıda bulunma fırsatım olur. Şimdi bu konuyu nasıl düzeltebiliriz bir önerin var mı’’ diyerek özgüvenini kırmadan çözüme dahil etmeyi denemeliyiz.
Sıklıkla kullanılan ‘’merak etme’’, ‘’hallederiz’’, ‘’yarın mutlaka geliriz’’, ‘’idare eder’’ gibi kelimeleri iletişimde kullanmayınız. Karşınızdaki kullanırsa kimsenin kimseyi idare etmek zorunda olmadığını ya da aşırı meraklı biri olduğunuzu vurgulayarak beklediğiniz işin zamanında oluşmasını ve sonucunun gecikmesini önlemek ana amaçtır. Bu yüzden her iletişimde’’ ne zaman, hangi gün, kim, nasıl’’ sorularıyla iletişimdeki süreci sorgulayınız ve netleştiriniz.

Yapılan bir işi, bir sunumu veya bir raporu eksik bulmuşsanız veya beğenmediyseniz, ‘’bu olmamış, al bunu yeniden yap, bu ne rezalet’’ ifadeleri karşınızdakinin şevkini kırdığı gibi, daha da önemlisi özgüvenini yok edecektir. Bunun yerine ele aldığın konudaki çalışman güzel olmuş, teşekkür ederim. ‘’Şu konuları da içeriğe dahil edecek şekilde tekrar üzerinde çalışırsan mükemmel bir çalışma olacak’’ diyerek fikrinizi ve gelişmesini istediğiniz alanları ifade ederek karşı tarafı cesaretlendirecek ve ona özgüven aşılayacaksınız. Bu şekilde ona kendini geliştirme fırsatını sunarken, takdir ve saygı kazandığınız gibi, onu yönlendirerek de güven ve bağlılık yaratırsınız.
İletişimde empati kurabilmek başarılı iletişimin diğer ögesidir. Bu nedenle empatiyi soyut bir kavram olarak değil, günlük yönetsel pratiğin bir parçası haline getirmemiz gerekir. Bunun için:
♦ Aktif dinleme pratiği geliştirilmelidir. Soruları sadece cevap almak için değil, anlamak için sormalıyız.
♦ Gözlem yeteneği artırılmalıdır. Sessizlik, kaçınma, gülümseme ya da omuz düşüklüğü… Bunlar da birer mesajdır.
♦ Karar süreçlerine insanı dahil etmek gerekir. Sadece neyin yapılacağını değil, nasıl hissedileceğini de hesaba katmak, uzun vadeli başarı sağlar.
♦ Geri bildirim verirken duygusal zeka kullanılmalıdır. “Ne yaptın?” yerine “Seni ne etkiledi?” sorusu, karşılıklı güvenin önünü açar.
Doğru iletişim kurmak için gerçekten birey kendini tanımalı, kendi tutum ve davranışlarını bilmelidir. Pozitif yaklaşımı tercih etmeli, kendi düşüncesi dışındaki görüşlere saygılı olmalı ve güven vermelidir. Ön yargılardan uzak durmalı, dürüst olmalıdır. Sağlıklı ve net anlaşılabilir bir iletişim kurmak adına doğru tercihlerde bulunmalı, örtülü mesajlar vermek yerine açık ve net olmalıdır.
Etkili iletişim kişinin karşısındakine değer verdiğini, duyarlılık gösterdiğini, onu önemsediğinizi hissettirir. Ayrıca karşınızdaki kişi de güven yaratarak, uzlaşma sağlayarak, kişisel gelişim için farkındalık yaratarak, motivasyon sağlayarak, iletişimde kontrolü elde tutmanıza imkan vererek sizi farklı kılar.
Bugünün ve yarının dünyasında dinleyen, anlayan, empati kuran ve karşısındakini önemseyen yöneticiler sadece yönetmez, ilham verir.
2026 yılının hepimize ilham verici olmasını dilerim.
Levent Taşkın
Paylaş:
SON YAZILAR
ETP Yangın Güvenliği Teknik Kılavuzlar Bölüm-3
07 Nisan 2026
Operasyonel Teknoloji (OT) için Sıfır Güven - Bölüm 3
06 Nisan 2026
Türkiye, Dünyanın En Az Gülümseyen Ülkesi!
05 Nisan 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT




























