×

SAYGI ÜZERİNE


SAYGI ÜZERİNE

H. Avni Gündüz 
 
[Yayım Tarihi: 11 Temmuz 2025]

Kâzım beyin ismini kendisini görmeden biliyorduk. TEK’in efsane olarak adlandırılan müdürlerinden birisiydi.  Yaz kampına gitmiştik. Kampta çalışanlar geleceğini duydukları anda ortalığı tertemiz yapmışlardı. Uzaktan gördüm, sert duruşlu birisiydi. Bizim futbol takımı amatör kümede play-off’a kalınca kamp yapmak için ondan misafirhanede yer istemiştik. 

Bir iki yıl geçmişti. Kendisinin müessesede eğitim müdürlüğünde gördüm. Tanıştırdılar. Meğerse kendisi buraya “sürgün” edilmiş. Ama duruşu, tavrı aynı tavır. 

Öğlenleri yemeğe beraber çıkmaya başladık. Benim termik santrallar hakkında bilgim yok, ondan bazı şeyler öğrenmeye başladım. Anlattıkça açılıyor ben de samimiyet hissetmeye başlıyordum. Kömür çeşitleri, kalorifik değerleri, kazan bakımları ve üretim planlaması. Dönemsel kuraklıklara bağlı olarak bunların planlanması vb. 

Samimiyet artınca kendisine sordum. “Kazım abi, senin gibi bir müdürü nasıl oldu da görevden aldılar? Senin yaptıkların yerelde de biliniyordu. Santrala giden yola bile ismini vermişlerdi” dedim.

“Saygısızlıktan, saygısızlıktan” dedi ama birden sert ve ketum haline dönünce başka bir şey soramadım. 

Saygısız sözünü hatırladığım ilk konuşma, babam ile Hatıp’ın (Hatip) Osman arasında olmuştu. İlkokul veya ortaokulda idim. “Astsubayın oğlu üniversiteyi kazanmış mı?” diye sorunca, Osman dayı “Bırak saygısızı, sürgü gibi uzanmış yatıyor babasının yanında” demişti. Büyüklerin yanında “sürgü gibi” yatmak saygısızlıkmış. Üniversiteyi kazanıp kazanamamak sonra geliyor! Sonraları bacak bacak üstüne atmak, sigara içmek, saçları “kızlar gibi” uzatmak, çırak gittiğin ustalara, öğretmenlere karşı gelmek hep saygısızlık olarak söylenen davranışlardandı. 

Bayramlarda büyüklerin elleri öpülürdü. Para verdiklerinden mi? Yoksa sarılıp öptüklerinden mi? Bilemiyorum ama yakın akrabaların dışındakiler bana daha sıradan gözükürdü. “Sevgi” olunca saygılı olmak içtenlik getiriyordu galiba.  Saygı ahlaki bir zorunluluk gibi görününce ve de içsel bir zorunluluk hissetmeyince; olmuyor tabii.
 


Sevmesek oluyor ama saygısızlık daha kötü. Biraz düşününce; toplumsal yaşamımızda karşımızdakilere saygılı davranmayı alışkanlık haline getirebilsek ne trafikte ne başka bir yerde ne de iş hayatımızda gereksiz çatışmalar olmaz gibi geliyor. İş yerlerinde çalışanlar arasında  huzursuzluklar da çıkmaz. Hele siyasette! Ama bunu içsel bir zorunluluk haline getirmek lâzım. Japon çocuklarına öğretilen okula gidip gelirken yaptıkları saygılı davranışlar bize işin çocukluktan başladığını gösteriyor. 

Konuşmalarımız arasında “fikirlerine saygı duyuyorum ama …” diye başlayan cümleler kuruyoruz. Gerçi Kuçuradi Hoca, “Fikirlere saygı duyulmaz. Değerlendirilir ancak” dese de dilimize yapışmış, ne yapalım? Hocamıza saygımız sonsuz. Kişilere saygı duyup fikirleri değerlendirmeye başlarız artık.

Kâzım beyin serüvenini de sonradan öğrendim. Meğerse mühendis olarak yanında başlayan ve başmühendis ve müdür yardımcılığına kadar gelen kişi, sendika yöneticileri ve yerel politikacılara uymuş ve görevden alınması halinde kendisinin onun yerini dolduracağını söylemiş. Bu durum Kâzım beyi çok üzmüş. Saygı’nın yanında biraz da sadakat beklemiş sanki. Oysa “ağacın kurdu özünden çıkar” atasözümüz var. Sadakat dediğin ise ihtiyaç değişince değişen bir şey! Her devirde liyakat ve başarı değerlendirmelerine objektif olarak bakılmadan politikacılar tarafından yerlerinden edilen binler var ve devam edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunlar iyi şeyler değil ama toplumumuzun da gerçeği.

Kâzım bey yılbaşında emekliliğini isteyip ayrıldı. Kendisini en son Güzelyalı’da görmüştüm. Birkaç ay süren öğle sohbetlerimiz olmuştu ama iki eski dost gibi sarılmıştık.

Sporcuları ara sıra sahaya üzerlerinde “RESPECTyazılı tişörtlerle çıkarıyorlar. Neden acaba? 

Belki de aynaya bakıp aynı sözü tekrar etmemiz içindir.

ETP NOT:
- Respect:Saygı
- Çeşitliliğe Saygının ( Respect for Diversity) Tanımı
Çeşitliliğe saygı duymak, insanlar arasında yaş, cinsiyet, kültür, ırk, değerler, sosyal statü ve yetenek açısından farklılıklar olduğunu kabul etmek anlamına gelir. Aynı zamanda farklı görünen, davranan veya düşünen insanlarla iyi çalışabilmek anlamına da gelir.


 
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt