Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar 2024 Yılı Raporu Bölüm-1

Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar
2024 Yılı Raporu
Bölüm-1
.png)
[Yayım Tarihi: 15 Ağustos 2025]
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, 1954 yılında Anayasanın 135. maddesinde tanımlanan 7303 sayılı yasa ile kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı bir meslek kuruluşudur.
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, çalışmalarını kamu yararı gözeterek sürdürmektedir. Kimya Mühendisliği, Biyomühendislik, Polimer Mühendisliği, Biyoproses Mühendisliği, Genetik ve Biyomühendislik, Kimya ve Süreç Mühendisliği, Kimya ve Biyoloji Mühendisliği mesleklerinin ülke, toplum ve üyelerinin üyelerinin yararları doğrultusunda uygulanması ve geliştirilmesini amaçlar.
Kuruluş amaçlarımızdan biri de meslek alanlarımızdan yola çıkarak, halk sağlığı, çevre sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar yapmaktır. Bu amaçla çeşitli konularda, kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar ve incelemeler yapmakta, raporlar ve broşürler yayınlamaktadır. Bu amaçla 2017 yılında TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak ülkemizde her yıl gerçekleşen Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar Raporu yayınlamaya başlamıştır. 2023 yılı ile birlikte altıncı sayısını çıkardığımız Endüstriyel Yangın ve Patlama Raporu bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma özelliğini taşımaktadır.
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
.png)
Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şubesi’nin tespitlerine göre 2024 yılında, Türkiye’de 720 endüstriyel yangın ve patlama meydana gelirken bu olayların 694’ü endüstriyel yangın, 26’sı ise endüstriyel patlama olarak sınıflandırılmıştır. Gerçekleşen bu endüstriyel yangın ve patlamalarda 29 işçi hayatını kaybetmiş, 138 işçi yaralanmıştır. Yüzlerce kişi ise yangından sonra ortaya çıkan boğucu ve zehirleyici gazlardan etkilenmiş, bu kişilere olay yerinde müdahale edilmiştir. Tespit edilen yangın ve patlamaların %24’ü tekstil, %23‘ü ağaç, kağıt, mobilya, %18’i metal, %9‘u kauçuk, plastik, ve %7‘si gıda sektörlerinde faaliyet gösteren endüstriyel tesislerde gerçekleşmiştir.
.png)
.png)
Bilimin ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak endüstriyel tesislerin kullanımını arttırdığı kimyasallar ve kimyasal işlemler, bir yandan üretim süreçlerini ve hayatı kolaylaştırırken diğer yandan da denetlenmeden, önlem alınmadan ve uygunsuz kullanımları ile hem insan hem de çevre için risk teşkil edebilmektedir.
Kimyasal maddeler, tüketim malzemelerinin yanı sıra tarım, imalat, inşaat ve hizmetsektörlerinin de önemli üretim bileşenlerindendir. Bu maddelerin taşınması,depolanması, üretimi, kullanımı ve bertarafı sırasında oluşabilecek bir aksaklık sonucumeydana gelebilecek kazalar ağır tahribata yol açma potansiyeli taşımaktadır. Tehlikeli kimyasallar patlayıcı, oksitleyici, çok kolay alevlenir, kolay alevlenir, alevlenir,toksik, çok toksik, zararlı, aşındırıcı, tahriş edici, hassaslaştırıcı, kanserojen, mutajen,üreme için toksik ve çevre için tehlikeli özelliklerden bir veya birkaçına sahip maddeve/veya karışımları kapsamaktadır.
Tehlikeli kimyasallar sadece bu maddeleri doğrudankullanan kişi ya da işletmeleri değil, olası endüstriyel kazalar halinde kitleleri, çevreyi vedoğal yaşamı etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Yaşanan kazalar işçilerde ve/veyabölge sakinlerinde can kayıplarına, yaralanmalara, akut sağlık problemlerine sebepolmakta veya havayı, suyu, toprağı, hayvanları kısacası doğayı olumsuz etkilemekte vezarar vermektedir. Kimyasal kaynaklı olan endüstriyel kazalar genellikle yangın, patlamave kimyasal yayılım şeklinde meydana gelmektedir.
Yanma, oksijen ile yanıcı maddenin belirli oranlarda karışıp bir tutuşturma kaynağıylaetkileşime girmesi sonucu gerçekleşen kimyasal bir tepkimedir. Patlama ise yanıcımaddenin tamamının ya da büyük bir kısmının çok kısa sürede yanmasıyla oluşan, şokdalgası yaratan ani bir kimyasal reaksiyondur. Yanıcı maddeler; gaz, buhar, sis veya tozşeklinde bulunabilir. Patlamalar yalnızca kimyasal nedenlerle değil, basınç artışı gibifiziksel etkenlerle de meydana gelebilir. Yangın sonrası patlama oluşabileceği gibi,patlamaların ardından da yangın çıkabilir. Ayrıca yanma sırasında açığa çıkan gazlar,boğucu veya zehirleyici gibi ciddi sağlık riskleri yaratabilir.
Yangın ve patlamalar, alınacak bilimsel ve teknik önlemlerle büyük ölçüde önlenebilir olaylardır. Uzmanlar tarafından geliştirilecek yangın, proses ve iş güvenliği önlemleriyle bu tür kazaların hem sıklığı hem de etkisi azaltılabilir. Her endüstriyel tesisin risk seviyesi farklı olsa da içinde yanıcı ya da patlayıcı madde bulunan ve ortamda yeterli oksijen bulunan tüm tesislerin yangın riski taşıdığı
kabul edilmelidir. Bu farkındalık, yangın güvenliğinin ilk adımıdır. Yangın ve patlamaların önlenmesinde, yanıcı maddelerin ve tutuşturma kaynaklarının dikkatli ve kontrollü kullanımı büyük önem taşır. Yanıcı maddelerin uygun koşullarda depolanmaması, açık alev içeren işlerde izin sisteminin bulunmaması ya da etkin işletilmemesi gibi uygulamalar, endüstriyel yangın ve patlamaların en yaygın nedenleri arasındadır.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Yangından Korunma Kurumu’na (National FireProtection Association – NFPA) göre, endüstriyel yangınların beş temel nedenibulunmaktadır: yanıcı tozlar, sıcak işler, yanıcı sıvılar ve gazlar, hatalı ekipmanve makineler ile elektriksel tehlikeler. Bu nedenler değerlendirildiğinde, özellikletoz patlamalarıyla yanıcı sıvı ve gazlara karşı alınacak koruyucu önlemlerinhayati öneme sahip olduğu görülmektedir. Elektriksel tehlikeler ise; hasar görmüşkablolar, aşırı yüklenmiş priz veya devreler, uzun ve uygunsuz uzatma kablolarıile statik elektrik boşalmaları şeklinde ortaya çıkabilir. Ülkemizde yaşananyangınlarda da bu beş temel nedenin sıkça rol oynadığı gözlemlenmektedir.
Son dönemde yaşanan ekonomik kriz koşullarıyla birlikte, bazı firmaların sigortaödemelerinden faydalanmak amacıyla yangınları bilinçli olarak çıkardığıyönündeki iddialar kamuoyunda sıkça gündeme gelmektedir. Bu tür olaylarıngeçmişte hiç yaşanmadığını söylemek mümkün değildir; ancak endüstriyelyangınların büyük çoğunluğunu bu şekilde değerlendirmek yanıltıcı ve spekülatifbir yaklaşımdır. Her yangının kasıtlı olarak çıkarılıp çıkarılmadığı olay bazındaele alınmalı ve somut kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki,endüstriyel yangınlar, patlamalar ve diğer büyük kazaların en temel nedeni,yetersiz proses ve iş güvenliği önlemleridir.
.png)
2024 Yılı Endüstriyel Yangın ve Patlamalar Raporu hazırlanırken, önceki yıllara ait raporlara göre veri kaynakları genişletilmeye çalışılmıştır. Basın taraması yapılırken, ulusal ve yerel basındaki hiçbir haberin gözden kaçmaması için büyük bir özen gösterilmiştir.
Basının yanı sıra, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında çeşitli devlet kurumlarındanyangın ve patlamalarla ilgili bilgi talep edilmiştir.
Tüm il belediyelerinin İtfaiye Daire Başkanlıkları'na, Bilgi Edinme Kanunuçerçevesinde e-posta veya CİMER aracılığıyla yazılar gönderilerek, 2024 yılıiçerisinde kendi illerinde yaşanan endüstriyel yangın ve patlamalarla ilgili bilgileristenmiştir. Resmi kurumlar dışında, birçok sigorta şirketinden de 2024 yılı içindetespit ettikleri endüstriyel yangın ve patlamalarla ilgili veriler talep edilmiştir.
2024 Yılı Endüstriyel Yangın ve Patlamalar Raporu'nun hazırlık aşamasında, veritabanlarında yer alan bilgileri paylaşan kurumlar Tablo 2'de listelenmiştir. Bilgitalep edilen diğer il belediyeleri ve kurumların bir kısmı, kendi sorumlulukalanlarında endüstriyel yangın ve patlama yaşanmadığını belirtmiş veya raporunson düzenleme tarihine kadar tarafımıza dönüş yapmamıştır. Bu süreçtetalebimize geri dönüş yapan ve çalışmamıza katkı sunan tüm kurumlara teşekkür ederiz.
.png)
.png)
Diğer kurumlardan alınan veriler raporun kapsamına uygun olarak elimine edilmiş ve rapora işlenmiştir.
.png)
.png)
2018–2024 yılları arasında meydana gelen endüstriyel yangın ve patlamalara ilişkin ölü ve yaralı sayıları incelendiğinde, olay sayısındaki yıllık dalgalanmalara rağmen ölümlerin belirgin biçimde azalmadığı, bazı yıllarda ise tekrar artış eğilimi gösterdiği görülmektedir. (Bkz. Grafik 1)
Örneğin, 2018 yılında 25 işçi yaşamını yitirirken 190 kişi yaralanmış, 2019’da ölüsayısı 30’a, 2020’de ise 29’a ulaşmıştır. 2021 yılında 8 ölümle en düşük seviyegörülmüş, ancak takip eden yıllarda bu sayı yeniden yükselmiştir. Son yedi yılınölümle sonuçlanan ortalaması yaklaşık 24’ tür, 2024 yılında ise ölü sayısı 29olarak kaydedilmiştir. Yaralanma sayıları da yıllara göre değişkenlikgöstermektedir: 2020 yılında 239 ile en yüksek yaralanma sayısına ulaşılmış,2024 yılında ise bu sayı 138 olmuştur.
Bu veriler, endüstriyel yangın ve patlamaların sadece sıklığının değil, etkilerininde dikkatle analiz edilmesi gerektiğini göstermektedir. Ölümlerin 2021 hariç genelolarak yüksek seviyede kalması, risklerin tam anlamıyla kontrol altınaalınamadığını ortaya koymaktadır.
.png)
Yangın ve patlamalar, alınacak bilimsel ve teknik önlemlerle büyük ölçüde önlenebilir olaylardır. Uzmanlar tarafından geliştirilecek yangın, proses ve iş güvenliği önlemleriyle bu tür kazaların hem sıklığı hem de etkisi azaltılabilir. Her endüstriyel tesisin risk seviyesi farklı olsa da içinde yanıcı ya da patlayıcı madde bulunan ve ortamda yeterli oksijen bulunan tüm tesislerin yangın riski taşıdığı kabul edilmelidir. Bu farkındalık, yangın güvenliğinin ilk adımıdır. Yangın ve patlamaların önlenmesinde, yanıcı maddelerin ve tutuşturma kaynaklarının dikkatli ve kontrollü kullanımı büyük önem taşır. Yanıcı maddelerin uygun koşullarda depolanmaması, açık alev içeren işlerde izin sisteminin bulunmaması ya da etkin işletilmemesi gibi uygulamalar, endüstriyel yangın ve patlamaların en yaygın nedenleri arasındadır.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Yangından Korunma Kurumu’na (National Fire ProtectionAssociation – NFPA) göre, endüstriyel yangınların beş temel nedeni bulunmaktadır: yanıcıtozlar, sıcak işler, yanıcı sıvılar ve gazlar, hatalı ekipman ve makineler ile elektrikseltehlikeler. Bu nedenler değerlendirildiğinde, özellikle toz patlamalarıyla yanıcı sıvı ve gazlarakarşı alınacak koruyucu önlemlerin hayati öneme sahip olduğu görülmektedir. Elektrikseltehlikeler ise; hasar görmüş kablolar, aşırı yüklenmiş priz veya devreler, uzun ve uygunsuzuzatma kabloları ile statik elektrik boşalmaları şeklinde ortaya çıkabilir. Ülkemizde yaşananyangınlarda da bu beş temel nedenin sıkça rol oynadığı gözlemlenmektedir.
Son dönemde yaşanan ekonomik kriz koşullarıyla birlikte, bazı firmaların sigortaödemelerinden faydalanmak amacıyla yangınları bilinçli olarak çıkardığı yönündeki iddialarkamuoyunda sıkça gündeme gelmektedir. Bu tür olayların geçmişte hiç yaşanmadığınısöylemek mümkün değildir; ancak endüstriyel yangınların büyük çoğunluğunu bu şekildedeğerlendirmek yanıltıcı ve spekülatif bir yaklaşımdır. Her yangının kasıtlı olarak çıkarılıpçıkarılmadığı olay bazında ele alınmalı ve somut kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Ayrıcaunutulmamalıdır ki, endüstriyel yangınlar, patlamalar ve diğer büyük kazaların en temelnedeni, yetersiz proses ve iş güvenliği önlemleridir.
Yıllara göre endüstriyel yangın ve patlama sayıları incelendiğinde, 2024 yılında önceki yıllara kıyasla dikkat çekici bir artış olduğu görülmektedir. 2018 yılında kaydedilen 436 olaydan sonra sayılar dalgalı bir seyir izlemiş; 2021 yılında 394 ile en düşük seviyeye inmiş, ancak sonraki yıllarda yeniden yükselmiştir. 2024 yılında tespit edilen 720 olay, son yedi yılın en yüksek rakamıdır. (Bkz. Grafik 2)
Bu artışta çeşitli etkenlerin payı olabilir. Öncelikle, 2024 yılı raporunun hazırlanmasısürecinde bilgi kaynaklarının çeşitlendirilmesi, olay sayısının daha doğru tespit edilmesinisağlamış olabilir. Dolayısıyla bu artış yalnızca olay sayısındaki gerçek artışı değil, aynızamanda görünürlüğün ve veri erişiminin artmasını da yansıtıyor olabilir. Bu nedenlerle 2017yılı yangın ve patlama raporumuzun verileri istatistiklere dahil edilmemiştir.
Bu veriler ışığında, endüstriyel yangın ve patlamaların hâlen ciddi bir sorun olmaya devam ettiği ve bu alandaki önleyici tedbirlerin geliştirilmesinin kritik öneme sahip olduğu bir kezdaha ortaya çıkmaktadır.
.png)
Son beş yılda gerçekleşen endüstriyel yangın ve patlama olaylarının sektörlere göresayıları, karşılaştırmalı olarak Grafik 3’te görülmektedir. Bütün yıllarda ortak olarak tekstil,ağaç, kâğıt, mobilya, metal ve kauçuk, plastik sektörlerindeki yangın ve patlamaların öneçıktığı görülmektedir.
.png)
Grafik 4’te ise 2024 yılındaki endüstriyel yangın ve patlamaların aylara göre dağılımı verilmiştir. Özellikle yazın Mayıs-Ağustos ayları arasında yangınların arttığı görülmüştür;
ancak patlamalar için aynı artış söz konusu değildir.
Ekim ayında 46 olan endüstriyel yangın sayınının 1,87 kat artarak Kasım ayında yılın enyüksek değerine ulaşması grafikte ilginç bir noktadır.
ancak patlamalar için aynı artış söz konusu değildir.
Ekim ayında 46 olan endüstriyel yangın sayınının 1,87 kat artarak Kasım ayında yılın enyüksek değerine ulaşması grafikte ilginç bir noktadır.
.png)
Yaşanan endüstriyel yangın ve patlamaların hangi günlerde çoğunlukla gerçekleştiğiincelendiğinde, pazar günü hariç dağılımın benzer eğilimde olduğu görülmektedir. Haftatatili olan cumartesi ve pazar günleri yaşanan yangın ve patlamalar incelendiğinde, normalçalışma günlerine göre biraz daha düşük olduğu; ancak göre büyük oranda farkın olmadığıgörülmektedir. (Bkz. Grafik 5)
.png)
.png)
.png)
Grafik 6 ve Grafik 7’de 2024 yılında yaşanan Endüstriyel Yangın ve Patlamaların sektörlere göre sayıları ve yüzdesel dağılımları görülmektedir. Endüstriyel yangın ve patlamaların sektörel dağılımına bakıldığında; daha önceki yıllarda olduğu gibi metal, tekstil, ağaç, kağıt, mobilya, kauçuk ve plastik sektörlerinde yoğunluk görülmektedir. Tüm yangın ve patlamaların en az %73’ü bu sektörlerde gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz sene de bu oran benzer şekilde %72 idi. Endüstriyel yangın ve patlamaların yaklaşık %9’ unun ise sektörü tespit edilememiştir.
Tespit edilen yangın ve patlamaların 175’ü tekstil (%24), 161’i ağaç, kağıt, mobilya (%22),131’i metal (%18), 60’ı kauçuk ve plastik (%8) ve 52’si gıda (%7) sektörlerinde faaliyetgösteren endüstriyel tesislerde gerçekleşmiştir.
2018 yılından 2024 yılına endüstriyel yangın ve patlamalarda öne çıkan sektörler değişmemiştir. En çok endüstriyel yangın ve patlama olan sektör 2018 yılında tekstil, 2019 yılında metal, 2020 yılından itibaren ise ağaç, kağıt, mobilya olmuştur. 2023 yılında en çok Metal sektöründeki en yüksek yüzdelik dilimi bu yılda da tekrar tekstil sektörü yüksek olarak seyretmiştir (Bkz. Grafik 3). Bu konuda ayrıntılı bir karşılaştırmayı daha sağlıklı yapabilmek adına sektörü tespit edilemeyen yangın ve patlamalar çıkarıldığında geriye kalan yangın ve patlamalardaki yüzdesel dağılıma bakılması gerekmektedir.
Endüstriyel yangın ve patlamalar incelendiğinde sektöründen bağımsız olarak geri dönüşüm ve atık bertaraf tesisleri, yangınların en sık görüldüğü tesis türlerinden biridir. 2024 yılı içerisinde atıkların çeşitli amaçlarla toplandığı tesislerde 57 yangın tespit edilmiştir ki bu toplam yangın ve patlamaların %8’ine denk gelmektedir. Son 5 yıllık veriler kendi içerisinde analiz edildiğinde, geri dönüşüm ve atık bertaraf tesislerindeki yangın ve patlama risklerini net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Organik malzeme geri dönüştüren tesisler; dinlenme aşaması ve işlemler sırasında atık malzemelerden çıkan gaz ve tozlar sebebiyle yangın ve patlama riskleri taşıyan tesislerdir. İlk bakışta yanmaz gibi görünen malzemelerde bile; kullanım süreci sonucunda ortaya çıkmış olan yağlanma, tozlanma-yahut kâğıt, plastik vb. paketleme malzemeleri ile bir arada bulunmaları sebebiyle büyük bir yangın riski oluşabilmektedir. Bu tesislerde düzensiz istiflemenin yaygın olması, kağıt, karton, plastik vb. yanıcı maddelerin çoğunlukta olması gibi sebepler yangın ve patlamaları arttırmaktadır. Atık ve geri dönüşüm tesislerinde denetimler mutlaka arttırılmalıdır. Uygun şartlarda depolama yapılmalı, ayrıştırma kurallarına dikkat edilmeli, tesise getirilen tüm maddeler tanımlı olmalı, elektrik tehlikeleri ve yangın tesisatının işlevselliği göz önünde bulundurulmalıdır.
.png)
Endüstriyel yangın ve patlamaların tesis içerisinde gerçekleştiği bölümler incelendiğinde ise yeri tespite edilen 265 yangın ve patlamadan 56’sının yani yaklaşık olarak %21’inin depolama amacıyla kullanılan bölümlerde gerçekleştiği görülmektedir. Depolama, yangın güvenliği için özel tedbirler gerektiren bir alandır. Bu durum özellikle yanıcı malzemelerin depolanması üzerinde durulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bölümü tespit edilen 213 yangın ve patlamanın 69’unun üretim bölümünde, 58’inin ise baca bölümünde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
.png)
Grafik 8’de gösterilen, 2024 yılında gerçekleşen endüstriyel yangın ve patlamaların illere göre dağılımları incelendiğinde ise beklenildiği üzere sanayinin yoğun olduğu bölgelerde daha fazla olduğu görülmektedir.
Grafik 9’da verilen bölgesel dağılımlar incelendiğinde ise Marmara Bölgesi’ndeki yangın ve patlamalar toplamın %49,1 ‘ini, Ege Bölgesi % 25,7 ‘sini Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri toplamı ise %23 ’sini kapsamaktadır. Bu durum ülkemizdeki sanayileşmenin kısıtlı alanlara toplanmasının yarattığı tehlikeyi göstermektedir. Bu bölgelerde yangın ve patlamalara karşı alınan önlemler, yapılan çalışmalar ve denetimler arttırılmalıdır.
Grafik 9’da verilen bölgesel dağılımlar incelendiğinde ise Marmara Bölgesi’ndeki yangın ve patlamalar toplamın %49,1 ‘ini, Ege Bölgesi % 25,7 ‘sini Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri toplamı ise %23 ’sini kapsamaktadır. Bu durum ülkemizdeki sanayileşmenin kısıtlı alanlara toplanmasının yarattığı tehlikeyi göstermektedir. Bu bölgelerde yangın ve patlamalara karşı alınan önlemler, yapılan çalışmalar ve denetimler arttırılmalıdır.
Endüstriyel yangın ve patlamaların en çok gerçekleştiği il olan İstanbul’da yangın vepatlamaların ilçelere dağılımına bakıldığında, özellikle kimya sanayinin yoğun olduğuTuzla ve sanayi sitelerinin yoğun olarak bulunduğu Arnavutköy- Başakşehir- Esenyurtüçgeninin ön plana çıktığı görülmektedir. Arnavutköy, Başakşehir, Tuzla ve Esenyurtilçelerinde çıkan yangın ve patlama olaylarının, İstanbul‘daki toplam yangın ve patlamaolaylarının yarısı olduğu görülmektedir. Bu ilçelerde sanayi tesisleri ve diğer fabrikalarınyaşam alanlarından tam anlamıyla soyutlandığı söylenemez. Bu durum, endüstriyelyangın ve patlamaları toplumsal bir sorun haline dönüştürmektedir. Önceki yıllarabakıldığında da İstanbul’daki endüstriyel yangın ve patlamaların neredeyse aynı ilçelerdeyoğunlaştığı görülmektedir. Bu ilçelerdeki sanayi tesislerinin yaşam alanlarına olanyakınlığı, toplumsal açıdan da önemli bir sorun teşkil etmektedir.
.png)
.png)
Geçmiş yıllardaki raporlarımıza benzer bir şekilde, bu raporda yer alan endüstriyel yangın ve patlamalardan sadece 168’sının yani %24 ‘luk kısmının tutuşturma kaynağı tespit edilmiştir. Bu durumun sebebi, yangın ve patlamalar hakkında basına ayrıntılı bilgi verilmemesidir. Tespit edilenlerin çoğunluğu da kurumlardan alınan bilgilerden gelmiştir. Tutuşturma kaynağı tespit edilen yangın ve patlamalarda elektriksel kıvılcım kaynaklı olanlar ön plana çıkmaktadır. Elektrik tesisatlarının periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmaması, elektrikli çalışmalarda iş güvenliği kurallarının ihlal edilmesi, elektrik kaynaklı yangınların artmasına sebep olmaktadır. Elektriksel kıvılcım kaynaklı yangın ve patlamaları, mekanik kıvılcım kaynaklı olanlar takip etmektedir.
Mekanik kıvılcım kaynaklı yangın ve patlamaların önüne geçebilmekiçin mekanik kıvılcım kaynağı olduğu bilinen ekipmanların çalışmalarısırasında özel tedbirler alınmalı ve iş izni sistemi uygulanmalıdır. Açıkalev kaynaklı yangınlar için de aynı durum geçerlidir. Aşırı ısınmakaynaklı yangın ve patlamaların ise genellikle havalandırma bacalarınıniçindeki kurumun ısınmasıyla ortaya çıktığı görülmektedir.
Tüm bu durumların analizi yangınların genellikle sistematik hatalarveya önlem alınmayan noktalar nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
.png)
2024 yılında tespit edilen endüstriyel yangın ve patlamaların yaklaşık %20'sinin oluşumbiçimi belirlenmiştir (Bkz. Grafik 12). Bu yangın ve patlamaların oluşum biçimlerinde,elektrik tesisatındaki arızalar, dışarıdan sirayet etme ve kapalı alan çalışmaları öne çıkmaktadır.
.png)
Yanıcı ve parlayıcı maddelerin bulunduğu endüstriyel alanlarda sigara kullanımı, ateşli çalışma yapılması (kaynak, spiral kesme-taşlama vb.) firmaların oldukça dikkat etmesi gereken konulardır. Bazı firmalar çalışanların işe fazla ara vermemesi vb. sebeplerle sigara kullanımına izin verebiliyor veya zaman zaman bu duruma göz yumabiliyor. Bu duruma asla izin verilmemeli, ayrıca sadece yasaklamakla yetinilmemeli ve çalışanlar düzenli olarak saha gözetimiyle kontrol edilmelidir. Ateşli çalışmalar yapılacaksa gerekli önlemler (yanıcıların uzaklaştırılması, gaz ölçümü vb.) alındıktan sonra kontrollü şekilde yaptırılmalıdır.
Bundan sonraki bölüme "ÖNE ÇIKAN OLAYLAR, SONUÇ, EK:ENDÜSTRİYEL YANGIN VE PATLAMA VERİLERİ" ile devam edilecektir.
Kaynak: Bu önemli raporu hazırlayan ve Elektrik Tesisat Portalımızda yayınlanmasına izin veren TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul şubemize teşekkür ederiz.
Paylaş:
SON YAZILAR
ETP Yangın Güvenliği Teknik Kılavuzlar Bölüm-3
07 Nisan 2026
Operasyonel Teknoloji (OT) için Sıfır Güven - Bölüm 3
06 Nisan 2026
Türkiye, Dünyanın En Az Gülümseyen Ülkesi!
05 Nisan 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT




























